Kararlar

Kararlar almıştı dün, kararlar almıştı kendi kendine. Aslında hep kendi başına alınmaz mıydı tüm kararlar? Bu kararlar ki, bir ekip tarafından alındığında dahi, kalabalığın içinden birinin son kelamıyla onaylanırdı sonuçta. O son sözü edenin kararı olurdu aslında tüm ekipçe alındığı sanılan. Düşündü, düşündükçe sorguladı. Yanlışladı kendini hemen oracıkta. Gerçekte öyle değildi, kararları aslında hep başkaları alırdı, hep diğerlerinin dediği olurdu bir şekilde.

Sosyal bir varlıktı insanoğlu, öyle diyordu bilenler. Sürekli çevresi ile etkileşim halinde oldukça kişiler, karar alma süreçlerinde etkileniyorlardı başkalarından. “Bence öyle değil!”, “Böyle yapmamalısın!”, “Yanlış düşünüyorsun!”… Sürüp gidiyordu kendilerince yol göstermeler, kendilerince aykırılıkları törpülemeler.

Ama öyle olmamıştı bu sefer, nasıl olsundu? Bu koca şehirde tek başınaydı. Onu etkileyebilecek, kararından vazgeçirebilecek kimsecikler yoktu etrafında! Dere kenarındaki bu kafede tek başına oturmuş, daha mürekkebi kurumamış olan kararını düşünüyordu.

Mesleğinden ötürü daha bir hoşnutsuzdu son günlerde. Öyle ki, biri kulağına eğilip de “Gel benimle, bırak şu işi artık!” diye fısıldasa, takılıp gidiverecekti peşine.

Baba evini şehrin çarşısına bağlayan raylardan usulca ilerleyen beyazlı turunculu tramvayın tekli koltuğundaki serin yerini bırakıp inmiş, kentin sıcak ama bir o kadar da kahve aromalı havasını çekmişti ciğerlerine.

Çok yıllar geçmişti memleketinden çıkalı. O çocukluk anıları, mahalle arkadaşları yitip gitmişlerdi birer birer. Etrafına bakındığında farketti ki, o eski mekanlar da zamana yenik düşmüş, yerlerini son model cam kafeslere bırakmıştı. Evet öyleydi, o eskinin taş duvarlı, az katlı binaları; şimdilerde kat be kat yüksek, her cephesinde devasa camlar barındıran cüsselere dönüşmüştü.

Bu camlardan yansıyan günün yakıcı ışıkları aldı gözünü. Çok sıcak bir temmuz günüydü. Susadığını hissetmiş, kuru boğazının yutkunuşu canını yakmıştı. Evden çıkarken yaptığı, eski şehrinin tüm caddelerini yürüyerek geçme planından vazgeçmek durumunda kaldı ve çarşıyı boydan boya kateden nehrin hemen yanındaki sokağa daldı.

Nehre yoldaşlık eden insan nehrine katılarak sokağın ortalarına dek geldi. Sıcak artık dayanılmaz olduğunda, ilk gördüğü kafeye girdi. Çok da geniş bir bahçesi olmayan, ama neredeyse tüm masaları tıka basa dolu olan bu kafenin, görebildiği tek masasına oturdu.

Hararetini alacak olan o ilk çayı söyledikten sonra elini çantasına attı. Evden çıkarken çantasına koymuştu dün kitapçıdan aldığı edebiyat dergisini. Çantasını açtı, dergiyi masaya bıraktı. Ağaçların sık yapraklarından fırsat bulabilen güneş ışıklarının yer yer aydınlattığı masada, o albenili rengi ve tüm ihtişamı ile işte oradaydı.

Bir öykü dergisiydi bu. Mesleki işleri artık bir kenara koymaya karar verdiği gün, yani dün ani bir kararla gördüğü ilk kitap dükkanına girmiş ve raftaki ilk dergiyi almıştı. Öyküler okuma fikri cazip gelmişti ona. Kim bilir, belki bir gün kendisi de yazardı birkaç adet. Eskiden tıbbi makaleler okuduğu vakitlerde, öyküler okuyacaktı artık. Bulabildiği, erişebildiği her dergiden, her kitaptan, hatta internet güncelerinden okuyacaktı! Okuyacak, kendince çıkarımlar yapacak ve artık bambaşka bir adam olacaktı. Yıllar önce bıraktığı yol arkadaşlarıına; kitaplara geri dönecek ve arttıracaktı eteğindeki taşları, birer birer!

Herhalinden öğrenci olduğu anlaşılan garsonun masasına bıraktığı, dumanı tüten bardağı eline aldı. Bardağın sıcaklığı, soğuk kalıyordu yanan bedeni yanında. Bir yudum aldı, tekrar verdiği kararı düşündü. Son zamanlarda yaptığı gibi yarıda bırakmaları sürdürecek miydi, yoksa bu kez öyküler mi galip gelecekti?

Derginin kapağını açtı, anlık esen rüzgarın geçici serinliğini yüzünde hissetti, ve kendisini öykülerin kollarına bıraktı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s